






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>JOURNAL OF SOCIAL, HUMANITIES AND ADMINISTRATIVE SCIENCES (JOSHAS), Yıl 2025 Sayı Cilt 11 Sayı 1</title>
    <link>https://journalofsocial.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=3251</link>
    <description>JOURNAL OF SOCIAL, HUMANITIES AND ADMINISTRATIVE SCIENCES (JOSHAS)</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2025-01-27</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>Bağımsız Denetimde Kilit Denetim Konuları: BIST 30 Uygulaması  </title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79413</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79413</guid>
      <author>Meltem Gül </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Bağımsız denetim raporları bilgi kullanıcılarının güvenilir, ihtiyaca uygun ve anlaşılabilir bilgiye ulaşma ihtiyacının karşılanmasında önemli bir görev üstlenmektedir. Denetim raporlarının genel amacı incelenen finansal tablolarla ilgili denetçi görüşünün açıkça belirtilmesi ve görüşün gerekçesinin açıklanmış olmasıdır. Bugüne kadar standart şekilde işleyen denetim raporları, denetçi görüşünün yeterli şeffaflığı sağlayamadığı gerekçesiyle şekil ve içerik yönünden değişimini gündeme getirmiştir. Uluslararası Denetim ve Güvence Standartları Kurulu (IAASB) tarafından 2017 yılında yayımlanan yeni denetim standardına göre borsada işlem gören işletmelerin bağımsız denetim raporlarında kilit denetim konularının belirtilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu çalışmada Borsa İstanbul 30 endeksinde işlem gören firmaların 2023 yılı bağımsız denetim raporları incelenerek belirtilen kilit denetim konuları içerik açısından raporlanmıştır. Araştırma kapsamında kilit&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;denetim konularının içerikleri ve sektörel dağılımları tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, incelenen 30 denetim raporunda toplam 74 adet kilit denetim konusunun açıklandığı görülmüştür. Açıklanan kilit denetim konularının ise sektörlere göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-27</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Üniversite Öğrencilerinde İletişim Memnuniyeti ve Sosyal Desteğin Üniversiteye Uyumla Etkileşimi</title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79789</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79789</guid>
      <author>Leyla Şenol </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Bu çalışma, üniversite uyumu bağlamında öğrenci iletişim memnuniyeti ve sosyal destek arasındaki ilişkileri incelemiştir. Regresyon analizi sonuçları, öğrenci iletişim memnuniyeti ile üniversite uyumu arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğunu göstermektedir. İletişim memnuniyetindeki bir birimlik artış, üniversite uyumu üzerinde %67,5 oranında bir artışa neden olmaktadır. Benzer şekilde, sosyal destek ile üniversite uyumu arasında da anlamlı bir ilişki bulunmuş, sosyal destekteki bir birimlik artışın üniversite uyumunu %52,9 oranında artırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca, iletişim memnuniyeti ile sosyal destek arasında %42,8 oranında pozitif bir ilişki belirlenmiştir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Bu bulgular, öğrenci iletişim memnuniyetinin artırılması ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesinin, üniversite uyumunu ve dolayısıyla akademik başarıyı desteklemek adına kritik öneme sahip olduğunu göstermektedir. Çalışma, üniversite yönetimlerine, öğrenci memnuniyetini artırmaya ve sosyal destek politikalarını geliştirmeye yönelik yol gösterici öneriler sunarken, literatüre de değerli katkılar sağlamaktadır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-27</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Fosil Enerji Kaynakları Ticareti: Lider Ülkeler ve Türkiye’nin Durumu </title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79873</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79873</guid>
      <author>Leyla Baştan Töke Mahmut Nevfel Elgün </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0in; line-height: normal; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;Sanayi Devrimi ile başlayan makineleşme, iş yapma biçimini değiştirmiş ve enerji kaynaklarının yoğun bir şekilde kullanıldığı bir ortam yaratmıştır. Enerjiye duyulan bu talep fosil enerji kaynakları veya yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanmaktadır. Fosil kaynaklar, yüksek miktarda karbon içeren ve kömür, petrol ve doğalgaz olmak üzere üç gruba ayrılan kaynaklardır. Bu kaynakların doğada yenilenme süresi çok uzun olup, yenilenemez (konvansiyonel) enerji kaynakları olarak da adlandırılmaktadır. İkinci grupta yer alan, yenilenebilir enerji kaynakları jeotermal, güneş, rüzgar, hidroelektrik, hidrojen, biyokütle, dalga ve gelgit enerjisi olarak sınıflandırılmaktadır. Bu kaynakların doğadaki kendini yenileme süreci fosil enerji kaynaklarına göre çok daha hızlı gerçekleşmaktadir. Ancak, enerji ihtiyacının karşılanması için öncelikle fosil enerji kaynakları kullanılmaktadır. Bu durum, bazı durumların ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Şöyle ki, dünyanın belirli bölgelerinde fosil kaynakların varlığı, enerji kaynaklarına erişimde eşitsizlik sorununu ortaya çıkarmaktadır. Bu bağlamda, dünyadaki her ülkenin ihtiyaç duyduğu enerji kaynaklarına erişiminin olmaması, enerji kaynaklarının ticaretine yol açmaktadır. Bu nedenle, enerji ihtiyaçlarını karşılamak için enerji kaynaklarına bağımlı olan ülkeler enerji ithalatçısı haline gelirken, enerji kaynaklarını ihraç eden ülkeler enerji ihracatçısı olmuştur. Bu çalışmada, 2011-2021 yılları arasında fosil enerji kaynaklarının ticaret durumunu analiz etmek amacıyla, ilk 50 ülkenin ihracat ve ithalat durumları incelenmiş ve fosil enerji kaynaklarının ihracatçısı ve ithalatçısı olan ülkeler belirlenmiştir. Diğer taraftan Türkiye’nin bu ülkeler arasındaki konumu da ortaya koyulmuştur.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-27</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Sınıf ve Türkçe Öğretmenliği Adaylarının Yazmaya İlişkin Kaygılarının Çeşitli Değişkenler Açısından İncelenmesi</title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78824</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78824</guid>
      <author>Hatice Vatansever BayraktarHümeyra Uysal ,Şule Öztürk ,Senanur Karadağ </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; margin: 6.0pt 0cm 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-ascii-theme-font: major-bidi; mso-hansi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-theme-font: major-bidi;"&gt;Araştırmanın amacı öğretmen adaylarının yazma kaygılarının çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Bu bağlamda araştırma nicel araştırma yöntemlerinden birisi olan genel tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya &lt;a name="_Hlk175238836"&gt;&lt;/a&gt;197 Sınıf Öğretmeni adayı ve 84 Türkçe Öğretmeni adayı toplamda 281 öğretmen adayı dahil edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Karakaya ve Ülper (2011) tarafından geliştirilmiş olan Yazma Kaygısı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verilerini toplamak için Google Formlardan yararlanılmıştır. Öğretmen adaylarına formun linki gönderilmiş ve formdaki tüm bilgiler ile ölçeğin doldurulması istenmiştir. Veri toplama sürecinin ardından verilerin analizine geçilmeden normallik varsayımı kontrol edilmiş ve verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Analizler parametrik analizler yardımıyla yapılmıştır. Araştırma sonucunda Sınıf ve Türkçe Öğretmeni adaylarının yazma kaygılarının orta düzeyde olduğu bulunmuştur. Sonuçlar doğrultusunda Sınıf ve Türkçe Öğretmeni adaylarının yazma kaygılarının orta düzeyden düşük düzeye getirilmesi için üniversitelerde yazılı anlatım derslerinin etkinliğinin artırılması önerisinde bulunulmuştur. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-27</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Lise Öğrencilerinin Cinsiyetlerine Ve Spor Katılımlarına Göre Dijital Oyun Bağımlılığının Fiziksel Aktiviteleri Üzerine Etkisi </title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79186</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79186</guid>
      <author>Yasemin Pala </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Bu çalışmada, lise kademesindeki öğrencilerin dijital oyun bağımlılığı seviyesinin fiziksel aktivite yeterlikleri üzerindeki etkisinin cinsiyet, spor katılımı, haftalık egzersiz sıklığı ve günlük dijital oyun kullanımı gibi değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya 282’si kız, 374’ü erkek, toplam 656 lise öğrencisi gönüllü şekilde katılım sağlamıştır. Veri toplama aracı, katılımcıların bilgi ve özelliklerini içeren bilgi formu, lise öğrencilerinin dijital oyun bağımlılığı düzeyini belirlemek amacıyla Doç. Dr. Aylin Yalçın Irmak ve Semra Erdoğan tarafından 2015 yılında hazırlanmış olan, gerekli izinlerin alındığı, 7 maddeden oluşan “Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği” ve fiziksel aktivite yeterliliği seviyelerini tespit etmek için Prof. Dr. Özcan Saygın, Kemal Göral, Erkan Bingöl ve Halil İbrahim Ceylan tarafından 2017 yılında geliştirilen, gerekli izinlerin alındığı, 26 maddeden oluşan “Fiziksel Aktivite Yeterliği Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde, tanımlayıcı istatistikler, bağımsız gruplar t-testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Analizler sonucunda, ö&lt;span style="mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;ğrencilerin cinsiyeti ile dijital oyun bağımlılığı düzeyleri (&lt;/span&gt;t&lt;sub&gt;(654)&lt;/sub&gt;= -3,32&lt;span style="mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;; p&lt;0,05) arasında istatistiksel şekilde anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır. Belirlenen fark ise erkeklerin lehinedir. Ayrıca katılımcıların spor yapma durumu ile fiziksel aktivite yeterliği düzeyleri (&lt;/span&gt;t&lt;sub&gt;(654)&lt;/sub&gt;= 9,49&lt;span style="mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;; p&lt;0,01) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark belirlenmiştir. Ortaya çıkan fark spor yapan öğrencilerin lehinedir. Öğrencilerin haftalık egzersiz sıklığı durumu ve fiziksel aktivite yeterliği düzeyleri (&lt;/span&gt;F&lt;sub&gt;(4,651)&lt;/sub&gt;= 16,35; p&lt;0,01&lt;span style="mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;) arasında da istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu belirtilmiştir. Yapılan analiz sonucuna göre haftada 4 gün egzersiz yapan öğrencilerin fiziksel aktivite yeterliği diğer öğrencilere göre daha yüksek olduğu belirtilmiştir. &lt;/span&gt;&lt;span style="mso-bookmark: _Hlk179666433;"&gt;Ö&lt;span style="mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;ğrencilerin günlük dijital oyun oynama sıklığı ile dijital oyun bağımlılığı düzeyleri (&lt;/span&gt;F&lt;sub&gt;(3,652)&lt;/sub&gt;= 53,20; p&lt;0,01&lt;span style="mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;) arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu belirtilmiştir. Yapılan analiz sonucuna göre haftada 6 saat ve fazlası dijital oyun oynayan öğrencilerin dijital oyun bağımlılığının diğer öğrencilere nazaran yüksek olduğu belirtilmiştir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;Çalışmanın sonuçlarına bakıldığında&lt;/span&gt;, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından lise öğrencilerine yönelik fiziksel aktivite eksikliği ve internet, oyun bağımlılıklarıyla ilgili bilgilendirme çalışmalarının yapılması, bilinçli internet kullanımı ve medya okuryazarlığı kapsamında çalışmalarının yapılması önerilmektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-27</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yeni Öğretim Programlarında Türkçe Dersi ile İlgili Sınıf Öğretmenlerinin Beklentileri</title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79523</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79523</guid>
      <author>Yasemin YıldızGözde Güneş ,Mehmet Kaan Demir </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify; line-height: normal; mso-pagination: widow-orphan; mso-layout-grid-align: auto; text-autospace: ideograph-numeric ideograph-other; mso-vertical-align-alt: auto;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Bu çalışma ile yeni müfredata ilişkin sınıf öğretmenlerinin Türkçe dersi öğretim programından beklentilerini tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni ile tasarlanmıştır. Katılımcılar Bursa ili Karacabey ilçesinde görev yapan ve gönüllülük esasına göre belirlenen 16 sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırma verilerinin toplanması için araştırmacılar tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle kodlanmış ve analiz edilen veriler tablolaştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; sınıf öğretmenlerinin öğretim programından genel beklentilerinin okuduğunu anlama üzerinde durulması, yaklaşım ve vizyonuna dair milli ve manevi değerlere önem vermesi, kazanımlarda okuduğunu anlama ve okuma sevgisi aşılaması, içerik olarak sadeleştirilmeye gidilmesi, öğrenme-öğretme süreçlerinde aktif öğrenmeye ağırlık verilmesi, ölçme değerlendirme aşamasında okuduğunu anlamayı test etmesi ve programın uygulanmasında etkinliklerin artırılması gerektiği yönünde beklentilerinin ön plana çıktığı görülmüştür. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-27</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ziyaretçi Perspektifiyle Bursa Hayvanat Bahçesi</title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79577</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79577</guid>
      <author>Yusuf Çuhadar </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Hayvanat bahçeleri kentte yaşayan insanların doğayla bağ kurması için olanak sağlayan en önemli kentsel açık alanlardan biridir. Hayvanat bahçeleri sağladığı hizmetler sayesinde ziyaretçilerine hayvanları tanıma imkânı verir. Böylelikle doğaya karşı bilinç oluşur, toplum doğa ile bağdaşır ve hayvanları koruma bilinci güçlenmiş olur. Bu çalışmanın amacı; ziyaretçilerin Bursa Hayvanat Bahçesi hakkında TripAdvisor platformuna yaptıkları yorumların değerlendirilmesidir. Ziyaretçilerin değerlendirmeleri sayesinde sunulan deneyimin değerlendirilmesi ve iyileştirilmesi mümkün olacaktır. Ziyaretçi yorumlarının derlenmesi amacıyla dünya çapında en çok bilinen ve seyahat ve turizm alanında tüketiciler tarafından içerik, deneyim ve yorum paylaşımına olanak veren TripAdvisor platformundan faydalanılmıştır. Çalışmanın amacı doğrultusunda TripAdvisor üzerinden Bursa Hayvanat Bahçesi teması altındaki 177 Türkçe çevrimiçi yorum incelenmiştir. Araştırma kapsamında kullanılan yorumlar 2014-2024 yılları arasında olan tüm Türkçe yorumlardır. Doküman analiziyle derlenen veriler nitel araştırma yaklaşımı ile değerlendirilmiş, veri analizinde içerik analizi, betimsel analiz ve Kappa analizi tekniklerinden yararlanılmıştır. Verilerin incelenip analiz yapılmasında MAXQDA 2024 nitel veri analizi programı kullanılmıştır. Bursa Hayvanat Bahçesini ziyaret eden turistlerin TripAdvisor platformunda çevrimiçi yaptıkları söylemlerde toplamda 5 farklı ana tema ve 13 alt tema oluşturulmuştur. Ana temalar; olumlu düşünceler, olumsuz düşünceler, bilgilendirme, uyarı ve tavsiye olarak sıralanmıştır. Araştırma bulguları ziyaretçilerin Bursa Hayvanat Bahçesi’nden genel olarak memnun ayrıldıklarını, ziyaretçilerin ise büyük ölçüde yerli olduklarını göstermektedir. Yapılan analiz bulgularına dayanarak gerekli öneriler geliştirilmiştir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-27</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Lise Öğrencilerinde Dindarlık ile Affetme Arasındaki İlişki </title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79661</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=79661</guid>
      <author>Bahri Demirci Oğuzhan Avan </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Ruh sağlığı ve dindarlık arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmalar farklı sonuçlar ortaya koymaktadır. Bazı araştırmalar, dindarlığın ruh sağlığına olumlu katkıda bulunduğunu gösterirken, bazı araştırmalar ise dindarlığın ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini öne sürmektedir. Ayrıca, bazı araştırmalar da dindarlık ile ruh sağlığı arasında nötr bir ilişkinin var olduğunu göstermektedir. Ruh sağlığı ve dindarlık ilişkisine dair daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Farklı örneklemler üzerinde ve çeşitli konularda yapılacak araştırmalar, bu ilişkinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacaktır. Lise öğrencilerine yönelik din psikolojisi araştırmaları sınırlı düzeydedir. Ergenlik yılları zorlu geçebilmektedir ve Türkiye’de ergen nüfus oranı oldukça yüksektir. Yapılan birçok araştırma affetmenin bireylerin ruh sağlığını olumlu katkısının olabileceğini göstermektedir. Dindarlığın affetme ile ilişkisi bu açıdan önemlidir. Daha dindar bireyler daha kolay affedebiliyorsa bu durum onların ruh sağlığına pozitif etki olarak yansıyabilir. Bu nedenle, ergenler üzerinde yapılacak araştırmalar, alana önemli katkılar sunabilir. Bu araştırmanın konusu, lise öğrencilerinde affetme ile dindarlık arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın amacı, 14-18 yaş arasındaki lise öğrencilerinin dindarlık düzeyleri ile affetme düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Bu sebeple bu araştırmada lise öğrencilerinde dindarlık ile affetme arasındaki ilişkiyi incelemek amaçlanmıştır. Araştırma nicel araştırma yaklaşımlarından ilişkisel modelde kurgulanmıştır.Araştırma verilerinin analizinde Pearson Momentler Çarpım Korelasyonu ve regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmada lise öğrencilerine uygulanabilecek, dindarlık ölçeği ve affetme ölçeği kullanılmıştır. Elde dilen sonuçlara göre dindarlık düzeyi arttıkça affetme düzeyi de artmaktadır. Regresyon analizi sonucuna göre dindarlık affetmenin bir yordayıcısıdır. Sonuç olarak affetme ruh sağlığı açısından önemlidir ve affetmeye katkı sağlayan değişkenlerden biri de dindarlıktır.</description>
      <pubDate>2025-01-27</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Kamu Bütçelerinde Şeffaflığın Sağlanmasında Yenilikçi Teknolojilerin Rolü: Örnek Ülke Uygulamaları</title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=80160</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=80160</guid>
      <author>Mustafa Doğukan Çakmak  </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Bu çalışma, kamu bütçelerinde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin sağlanmasında yenilikçi teknolojilerin potansiyel katkılarını ele almaktadır. Özellikle blokzincir, büyük veri analitiği, açık veri platformları, nesnelerin interneti (IoT) ve yapay zeka gibi teknolojilerin demokratik yönetişimde oynadığı rol analiz edilmiştir. Şeffaflık, kamu yönetiminde hesap verebilirliğin sağlanması ve vatandaşların bilgilere erişimi açısından hayati bir ilkedir. Bu bağlamda, çalışmada Estonya, Güney Kore ve Brezilya gibi ülkelerdeki yenilikçi uygulamalar incelenmiş ve bu uygulamaların kamu mali yönetiminde nasıl başarı sağladığı ortaya konulmuştur. Uluslararası örnekler, blokzincir tabanlı sistemlerin veri güvenliğini ve şeffaflığı artırmada etkili olduğunu göstermektedir. Ayrıca, açık veri portalları sayesinde kamu harcamalarına dair verilerin daha erişilebilir hale geldiği, bu durumun vatandaşların kamu yönetimine güvenini artırdığı görülmektedir. Türkiye bağlamında ise, e-katılım mekanizmalarının güçlendirilmesi, kullanıcı dostu açık veri platformlarının geliştirilmesi ve büyük veri analitiğinin kamu bütçe süreçlerine entegre edilmesi gibi somut öneriler sunulmaktadır. Yapılan analizler, Türkiye’nin kamu mali yönetiminde daha katılımcı ve şeffaf bir yapıya kavuşması için uluslararası en iyi uygulamalardan faydalanması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu kapsamda, yenilikçi teknolojilerin etkin kullanımı sadece hesap verebilirlik ve şeffaflığı artırmakla kalmayacak, aynı zamanda vatandaşların yönetime olan güvenini pekiştirecektir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-27</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


