






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>JOURNAL OF SOCIAL, HUMANITIES AND ADMINISTRATIVE SCIENCES (JOSHAS), Yıl 2026 Sayı Cilt 12 Sayı 2</title>
    <link>https://journalofsocial.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=3942</link>
    <description>JOURNAL OF SOCIAL, HUMANITIES AND ADMINISTRATIVE SCIENCES (JOSHAS)</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-03-29</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>Global Climate Uncertainty and Airlıne Carbon Emissions: Panel Data Evidence From OECD Countries withın Sustainability Accounting Framework </title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89894</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89894</guid>
      <author>Uğur Bellikli</author>
      <description>&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 10.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: Aptos; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-ansi-language: EN-US; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;The aviation industry has become a prominent contributor to global carbon emissions because of rising passenger demand and heavy reliance on fossil fuels. At the same time, increasing global climate uncertainty has begun to shape environmental regulations, investment priorities, and sustainability-oriented policy frameworks across countries. Under such uncertainty, airline companies may be encouraged to adopt more risk-averse operational practices, improve fuel efficiency, and invest in technologies aimed at reducing emissions. OECD countries offer a suitable empirical context for examining this relationship due to their relatively stringent environmental standards and broader adoption of sustainable transport policies. From an accounting standpoint, sustainability reporting&amp;mdash;an increasingly central component of the accounting discipline&amp;mdash;has also gained strategic importance for airline firms. This study investigates the impact of global climate uncertainty on airline-related carbon emissions in OECD countries and evaluates this relationship within a sustainability perspective. The analysis covers 30 OECD member states with complete data for the 2013&amp;ndash;2024 period. Employing panel data techniques, the study assesses the effect of the global climate uncertainty index on aviation carbon emissions while controlling Gross Domestic Product (GDP), passenger traffic, and jet fuel consumption. The empirical results reveal that both passenger numbers and jet fuel consumption contribute to higher aviation-related carbon emissions. However, in countries characterized by high passenger volumes and intensive jet fuel use, global climate uncertainty appears to mitigate airline-related carbon emissions.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-03-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>8. Sınıf Öğrencilerinin Cebirsel İfadeler ve Özdeşlikler Kavramlarına İlişkin Bilişsel Yapılarının ve Öğrenme Güçlüklerinin İncelenmesi </title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=83034</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=83034</guid>
      <author>Meryem Mutlu Şahin Gülay Ekici </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormalCxSpFirst" style="margin-top: 0cm; line-height: normal; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Bu araştırma; 8. sınıf öğrencilerinin “Cebirsel ifadeler” ve ‘’Özdeşlikler’’ kavramlarına ilişkin bilişsel yapılarının ve öğrenme güçlüklerinin incelenmesi amacıyla hazırlanmıştır. Araştırma nitel araştırma modelinde hazırlanmış olup olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Ankara ilinin Kahramankazan ilçesinde yer alan 4 ortaokulda öğrenim gören 8. sınıf öğrencilerinden 125’i oluşturmuştur. Katılımcıların belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Katılımcıların “Cebirsel İfadeler” ve ‘’Özdeşlikler’’ konularındaki kavramsal yapılarıyla ilgili detaylı veri toplanması amacıyla bağımsız kelime ilişkilendirme testi kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerden verdikleri cevap kelimelerle ilgili bir cümle kurmaları istenmiştir. Son bölümde öğrencilerden “Cebirsel İfadeler” ve “Özdeşlikler” konularını öğrenirken karşılaştıkları öğrenme güçlüklerini açıklamaları istenmiştir. 8. sınıf öğrencilerinin “Cebirsel İfadeler” ve ‘’Özdeşlikler’’ kavramlarına ilişkin bilişsel yapılarının&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;nasıl olduğunun belirlenmesi için kullanılan bağımsız kelime ilişkilendirme testine verdikleri cevaplar içerik analizi yöntemiyle, “Cebirsel ifadeler” ve ‘’Özdeşlikler’’ kavramlarıyla ilgili çağrışım yapan kelimelerin yazımının ardından bu kelimelerle kurulan cümlelerde yer alan kavram yanılgıları içerik analizi yöntemiyle ve Cebirsel İfadeler ve Özdeşlikler konularının öğrenilmesinde karşılaşılan güçlükler betimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Verilerin analizi sonucunda “Cebirsel İfadeler” kavramına ilişkin 13 kategori ve 151 kod ve ‘’Özdeşlikler’’&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;kavramına ilişkin 14 kategori ve 165 kod belirlenmiştir.&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-style: italic;"&gt;“Cebirsel İfadeler” ve &lt;/span&gt;&lt;span style="mso-fareast-font-family: Calibri;"&gt;“Özdeşlikler” kavramlarına ilişkin öğrencilerin bilişsel yapılarına ait sonuçlar incelendiğinde; &lt;span style="mso-bidi-font-style: italic;"&gt;9 kategorinin “Cebirsel İfadeler” ve ‘‘Özdeşlikler’’ kavramları için ortak olduğu tespit edilmiştir. Bu durum öğrencilerin bilişsel yapılarında bu kavramlarla ilgili bağlantıların oluştuğunu göstermektedir. Ayrıca &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;8. sınıf öğrencilerinden %79’unun Cebirsel İfadeler konusunu ve %75’inin Özdeşlikler konusunu öğrenirken problem yaşadıklarını ifade ettikleri belirlenmiştir.&lt;/span&gt; &lt;span style="mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgular ışığında öğretmenlerin konuyu işlerken nasıl bir yöntem kullanmaları gerektiği ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-03-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Spor Eğitimi veren Yüksek Öğretim Kurumlarında Kriz ve Zaman Yönetiminde Sürdürülebilir Liderlik Davranışlarının İncelenmesi</title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88230</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88230</guid>
      <author>Tekin Çolakoğlu Gizem Nur Pusmaz </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 14.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Günümüz bilgi ve teknoloji çağında akademik kurumların topluma yön vermesiyle kritik bir öneme haiz olduğunu göstermektedir. Bu doğrultuda spor eğitimi veren yüksek öğretim kurumlarında ki akademisyenlerin yönetim alanında karşılaştığı ya da karşılaşabileceği sorunlar ile mücadele etmeyi ve kararlı duruşunu sürdürebilmesi başarı için önem arz etmektedir. Ayrıca insan yaşamında zamanın etkin ve verimli bir şekilde yönetilmesi, bireylerin kişisel ve profesyonel yaşantılarında başarılı olmalarını kriz sürecinde en az hasarla atlatabilmeyi sağlamaktadır. Bu bağlamda spor bilimleri alanında ki akademisyenlerin kariyerlerinde başarı düzeylerinin yüksek olması için zamanını planlaması, istikrarlı bir lider olarak kriz sürecini olumlu hale dönüştürebilir. Araştırma sonuçlarının gelecek çalışmalara kaynak oluşturması hedeflenerek ve nitel araştırma yöntemlerinden birincil ve ikincil kaynak tarama yöntemi kullanılarak ve araştırma konusuna yönelik bilim insanları tarafından kaleme alınmış ulusal ve uluslararası bilimsel kitaplar, bilimsel makaleler, yayımlanmış tezler ve web adreslerinden yararlanılmıştır. &lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style="font-size: 12.0pt; mso-bidi-font-size: 14.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Çalışmada elde edilen bulgular ışığında spor bilimleri alanında kriz yönetimi, zaman yönetimi ve sürdürülebilir liderlik alanında ki çalışma tüm spor kurum ve kuruluşlarına yol gösterici olması hedeflenmektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-03-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Antonio Gramsci ve Bir Karşı Hegemonya Deneyimi Olarak Zapatist Ulusal Kurtuluş Ordusu (EZLN)</title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88961</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=88961</guid>
      <author>Seda Karagöz</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Bu çalışma, Antonio Gramsci’nin hegemonya kuramını Batı Marksizmi içindeki özgün konumu Bağımlılık Teorisi’nin yapısal analizleriyle beraber ele alarak, Latin Amerika’da gelişen Zapatist Ulusal Kurtuluş Ordusu (EZLN) deneyimini karşı hegemonya kavramı çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Marksist literatürde toplumsal dönüşüm uzunca bir süre üretim ilişkileri, sınıf mücadeleleri ve devlet iktidarının ele geçirilmesi ekseninde tartışılmış olsa da, Batı Marksizmi düşünürlerinden Gramsci’nin geliştirdiği hegemonya kuramı, politik mücadelenin kültür, ideoloji ve sivil toplum odaklı üstyapısal boyutlarını merkeze almıştır. Bu bağlamda hegemonya, yalnızca baskı ve zor aygıtlarına dayalı bir egemenlik biçimi olmanın ötesinde, toplumsal rızanın sivil toplum alanında örgütlenmesi yoluyla yürütülen çok katmanlı bir iktidar ilişkisi olarak kavramsallaştırılmaktadır. Çalışmada ayrıca Bağımlılık Teorisi’nin merkez ve çevre ülke ilişkileri üzerinden geliştirdiği yapısal eşitsizlik analizleri, Latin Amerika coğrafyasındaki geri bırakılmışlığın tarihsel sürekliliğini açıklamak için kullanılmıştır. Bu iki kuramsal anlayış doğrultusunda EZLN’nin 1994 yılı sonrası benimsediği mücadele stratejileri, devlet iktidarını doğrudan hedefe koymayan; bunun yerine kolektif mülkiyet ve üretim, taban demokrasisi ile özerk yönetim deneyimleri temelinde şekillenen karşı hegemonik bir pratik olarak ele alınmıştır. Çalışmanın temel savı, EZLN deneyiminin Gramsci’nin kuramsal yaklaşımıyla yalnızca kavramsal düzeyde değil; kurumsal ve pratik düzeyde de güçlü bir uyum sergilediğidir. Bu yönüyle çalışma, Gramsci’nin fikrî mirasının çağdaş toplumsal hareketleri anlamada bugün de geçerli bir çözümleme aracı olduğunu ortaya koymaktadır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-03-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Yerel Basılı Gazetelerin İnternet Gazeteciliğine Dönüşümü ve Örnek İnceleme</title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89084</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89084</guid>
      <author>Olcay Uçak</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Türkiye’de yazılı basın internet gazeteciliğiyle önemli değişimler geçirmiş; yerel basın da bu değişimden uzak kalmamıştır. Yerel basındaki değişimin başlıca nedenleri olan gelir kaynakları ve bağımsızlık konuları, yaşanan sorunların başında gelmektedir. Dolayısıyla yerel basındaki sınırlı sermaye yapısıyla kâğıt baskılı yerel gazeteler kapanmaya başlamıştır. Bu bağlamda, çalışmanın problem cümlesi olan; ‘Yerel basılı gazeteler, yerel haberler yaparak, yerel reklam ve ilan olanaklarıyla kaliteli, bağımsız gazetecilik yapabilir mi?’ sorusuna, yerel bir gazete araştırması ile karşılık aranmıştır. Bu amaçla, 1987-2024 yılları arasında yayımlanmış olan Çanakkale Olay gazetesi, haber türleri ve konuları, reklam- ilan sayıları, sermaye yapısının içeriği gibi farklı kriterlerde incelenmiştir. Araştırmada yöntem olarak, bir metindeki değişkenleri ölçmek amacıyla, sistematik tarafsız ve sayısal olarak yapılan ve nitel bir araştırma yöntemi olan içerik analizi kullanılmıştır. Ayrıca başlıklardaki dilsel yaklaşım çözümlemeleri söylem analizi yöntemiyle incelenmiştir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.4pt; line-height: 150%;"&gt;&lt;span style="font-size: 12.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman',serif;"&gt;Araştırma sonuçları, Çanakkale Olay gazetesinde olduğu gibi, basılı bir gazetede yerel haberler ve reklam gelirleriyle kamu yararına yerel gazetecilik yapılabileceğini göstermiştir. Ancak teknolojiyle hızlanan rekabet ortamında, Basın İlan Kurumu’nun ekonomik desteğinin önem kazandığı tespit edilmiştir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-03-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Ortadoğu ve Avrupa Enerji Hattında Stratejik Bir Aktör: Türkiye</title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89314</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89314</guid>
      <author>Said Abdulrasul SadatGülseren Ergün ,Melike Akpınar </author>
      <description>&lt;p class="MsoBodyText3" style="margin: 0cm 0cm 0.0001pt; line-height: normal; text-align: justify;"&gt;21. yüzyılın başlarından itibaren küresel enerji politikaları, özellikle enerji güvenliği ve sürdürülebilirlik ekseninde köklü değişimlere uğramıştır. Bu dönüşüm, hem enerji arzının sürekliliğini sağlama hem de çevresel etkileri azaltma çabalarını içermektedir. Enerji kaynaklarının coğrafi dağılımı ve tüketim merkezleri arasındaki dengesizlik, enerji taşımacılığını ve geçiş yollarını stratejik hale getirmiştir. Bu bağlamda, dünya enerji rezervlerinin önemli bir bölümünü barındıran Ortadoğu ile yoğun enerji tüketen Avrupa kıtası arasındaki enerji akışında Türkiye kilit bir rol oynamaktadır. Jeostratejik konumu, doğu-batı ve kuzey-güney enerji koridorlarının kesişiminde yer alması, uluslararası boru hattı projelerine ev sahipliği yapması ve bölgesel işbirliğine açık yapısı sayesinde Türkiye, hem Avrupa Birliği’nin hem de bölge ülkelerinin enerji arz güvenliğinde vazgeçilmez bir geçiş ülkesi haline gelmiştir. Bununla birlikte, Türkiye’nin enerji politikası yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi, jeopolitik ve diplomatik faktörlerle de şekillenmektedir. Bu çalışma, enerji güvenliği bağlamında Türkiye’nin jeopolitik ve stratejik önemini analiz etmeyi hedeflemektedir. Bu çerçevede Avrupa Birliği ile Ortadoğu’nun enerji politikaları incelenerek, günümüzde var olan taşıma şekilleri ve yol güzargahları, henüz tamamlanmamış projeler ve Türkiye’nin bu dinamikler içerisindeki konumunu ve işlevini değerlendirmektedir.&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm; margin-bottom: .0001pt; text-indent: 0cm; line-height: normal;"&gt;&amp;nbsp;</description>
      <pubDate>2026-03-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Üniversite Öğrencileri Sosyal İyilik Halini Nasıl Deneyimliyor? Fenomenolojik Bir Bakış</title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89577</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89577</guid>
      <author>Gizem Karasoy Hakan Baydur </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; mso-bidi-font-size: 11.0pt;"&gt;Gençlik dönemi, bireyin toplumsal rollerini yeniden yapılandırdığı kritik bir geçiş evresi olup, üniversite yaşamı bu sürecin merkezinde yer almaktadır. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı, üniversite öğrencilerinin sosyal iyilik haline ilişkin algılarını, anlamlandırma süreçlerini ve yaşam deneyimlerini fenomenolojik bir yaklaşımla derinlemesine incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu, üniversitede öğrenim gören ve ölçüt örnekleme yöntemiyle belirlenen 20 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmış ve MAXQDA programı desteğiyle tematik analiz yöntemi kullanılarak incelenmiştir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; mso-bidi-font-size: 11.0pt;"&gt;Analizler sonucunda elde edilen bulgular, ‘Sosyal Çevre’, ‘Sosyal Uyum’, ‘Sosyal Katılım’ ve ‘Sosyal Yetkinlik’ olmak üzere dört ana tema altında detaylandırılmıştır. Sosyal Çevre temasında; aile, arkadaş, romantik partner ve öğretim elemanları ile kurulan ilişkilerin temel destek ve aidiyet kaynakları olduğu, ancak ailevi travmaların iyilik halini zedelediği görülmüştür. Sosyal Uyum kapsamında, üniversite ortamındaki bireyselci yapının güvensizlik yarattığı, yetişkinliğe geçiş sancılarıyla birleşen gelecek kaygısının ise yaygın bir stres kaynağı olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte manevi değerlerin bir başa çıkma aracı olduğu, toplumsal cinsiyet algısı ve baskıların ise uyum sürecini zorlaştırdığı tespit edilmiştir. Sosyal Katılım temasında, sivil toplum, spor ve sosyal aktivitelere katılımın gençlere manevi tatmin ve sosyal ağ sağladığı görülmüştür. Öte yandan sosyal medyanın, bağlantıda kalmayı desteklemekle birlikte ‘sahte benlik’ sunumları nedeniyle öğrencilerde yetersizlik hissine yol açan çift yönlü bir etkiye sahip olduğu saptanmıştır. Son olarak Sosyal Yetkinlik temasında, kişilik özellikleri, sağlık ve beden algısının sosyalleşme süreçlerini doğrudan etkilediği görülmüştür. Araştırmanın dikkat çekici bir bulgusu olarak, madde kullanımına yönelik tutumların bir ‘sosyal kabul aracı’ işlevi gördüğü, kullanmayan bireylerin ise sosyal dışlanma riskiyle karşılaştığı belirlenmiştir. Araştırma, sosyal iyilik halinin çok boyutlu yapısını ortaya koyarak, üniversite gençliğinin iyilik halini destekleyecek bütüncül öneriler sunmaktadır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-03-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Oyuncak Endüstrisinde Artırılmış Gerçeklik Teknolojilerinin Kullanımına Yönelik Bir İnceleme</title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89754</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89754</guid>
      <author>Tuğçe GüngörErtan Toy </author>
      <description>&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Calibri',sans-serif; mso-ascii-theme-font: minor-latin; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-hansi-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: minor-bidi; color: #0d0d0d; mso-themecolor: text1; mso-themetint: 242; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Bu çalışmada günümüzde hızla gelişmekte olan artırılmış gerçeklik (AG) teknolojisinin oyuncaklara entegrasyonunu incelemeyi amaçlanmıştır. Bu amaçla, öncelikle artırılmış gerçeklik teknolojisinin tarihsel gelişimi ile çalışma prensipleri ve mevcut uygulamaları gözden geçirilmiştir. Ayrıca, bu tür teknolojilerin ve tasarım odaklı gelişmelerin çocukların bilişsel, sosyal ve duygusal gelişimleri üzerindeki etkileri gün geçtikçe daha da önemli hâle gelmektedir. Bu sebeple, AG teknolojisinin oyuncaklara entegre edildiği dönemde bu oyuncakların muhtemel tüketicileri olan Alfa Kuşağının beklentileri, öğrenme tercihleri ve oyun davranışları da göz önüne alınmıştır. Analiz sürecinde kullanıcı yorumlarına dayalı bir nitel araştırma ve karşılıklı değerlendirme yöntemi benimsenmiştir. Bu doğrultuda, biri AG destekli (Lego Technic AR), diğeri eğlence odaklı (Mattel Hot Wheels Rift Rally) iki farklı oyuncağın oyun süreçleri, görselleri ve kullanıcı deneyimlerini içeren bilgiler çevrimiçi paylaşım platformları ve alışveriş siteleri üzerinden toplanmıştır. Bu bilgilerden faydalanılarak oyuncaklar kullanıcı deneyimini bütüncül bir çerçevede değerlendirebilmek amacıyla; teknolojiye erişilebilirlik, kullanıcı arayüzü tasarımı, kullanılan artırılmış gerçeklik teknolojisi, kullanım amacı, oyun deneyimi, sunduğu avantajlar ve sahip olduğu sınırlılıklar açısından kıyaslanmışlardır. Sonuç olarak, günümüzdeki çocukların ebeveynlerinin tercihleri asıl belirleyici unsur olarak öne çıkmış, artırılmış gerçeklik teknolojisinin oyuncaklar üzerinde daha çok geliştirilmesinin ve maddi olarak daha erişilebilir hale gelmesinin gerekliliği tespit edilmiştir. Ayrıca, bu tür oyuncakların tasarım bakımından çocuklar için fazla karmaşık yapılarda olduğu ve teknoloji okur yazarlığı düşük olan yetişkinlerce dahi benimsenemeyeceği gözlemlenmiştir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-03-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Greimas’ın Eyleyensel Örnekçesi Çerçevesinde Ölü Gelin Filminin Analizi </title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89759</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89759</guid>
      <author>Mehmet Fatih Yelmen Münevver Aslan </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span lang="TR" style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman'; color: black; mso-themecolor: text1; mso-no-proof: yes;"&gt;Tim Burton sineması, gotik estetik, karanlık atmosferler ve dışlanmış karakter temsilleri aracılığıyla kendine özgü bir anlatı evreni kurmaktadır. Yönetmen, film aracılığıyla seyirciye iletmek istediği mesajları özgün bir sinema dili üzerinden aktarmaktadır. Burton’ın edebiyat eserleri ve halk anlatılarından uyarladığı filmlerinde, kaynak metinler bire bir aktarılmaktan ziyade yönetmenin görsel üslubu, anlatı anlayışı ve tematik yönelimleri doğrultusunda yeniden yapılandırılmaktadır. Bu çalışma, Tim Burton filmlerinde anlam üretim süreçlerini çözümleyebilmek amacıyla yapılmaktadır. Göstergebilimsel yaklaşımın kullanıldığı çalışmada, özellikle Greimas’ın eyleyensel örnekçesinin film anlatılarının çözümlenmesindeki işlevselliği de tartışmaya açılmaktadır. Araştırmanın örneklemini, Burton’ın yıllar önce Rusya’da duyduğu bir halk hikayesinden esinlenerek sinemaya uyarladığı &lt;span style="mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Ölü Gelin &lt;/span&gt;(Corpse Bride) filmi oluşturmaktadır. Çalışmada film, betimleme düzeyi, anlatı yapısı ve ikili karşıtlıklar ekseninde incelenerek eyleyenler arasındaki ilişkiler, anlatının dönüşüm evreleri ve derin anlam katmanları Greimas modeli doğrultusunda analiz edilmektedir. Bu bağlamda araştırma, filmin yüzeydeki olay örgüsünün ötesine geçerek, anlatının temel söylemini oluşturan duygusal ve ideolojik unsurları ortaya koymaktadır. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-03-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hak Arama Özgürlüğü Bağlamında Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları</title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89787</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89787</guid>
      <author>Müberra Çakmak ÇelikSelda Alkan </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="font-size: 10.0pt; mso-ascii-font-family: 'Times New Roman'; mso-hansi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Hak arama özgürlüğü, modern anayasalarda güvence altına alınmış, hukuk devleti ilkesini pekiştiren temel hak ve özgürlüklerdendir. Bu özgürlüğün kullanılmasındaki en önemli ve etkili yol, kuşkusuz yargı mercilerine başvuru hakkıdır. Hak arama özgürlüğü en yalın anlamıyla adalete daha iyi ve etkili erişimin sağlanmasını ifade etmektedir. Bu kapsamda söz konusu özgürlük, yalnızca yargı sistemine etkili erişimi değil, aynı zamanda uyuşmazlığın niteliğine uygun diğer çözüm yollarına erişimin teşvik edilmesini de içermektedir. Alternatif uyuşmazlık çözüm yolları, çağdaş hukuk sistemlerinde yargısal hantallığa karşı geliştirilen, uyuşmazlıkların hızlı çözüme ulaşmasını sağlayan tamamlayıcı mekanizmalardır. Bu yöntemler, hak arama özgürlüğünü salt mahkeme kürsüsüne erişimle sınırlayan dar kalıpları kırarak, bireyin adalete hızlı ve ekonomik olarak ulaşmasını hedefler.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify; text-indent: 35.45pt;"&gt;&lt;span lang="TR" style="font-size: 10.0pt; mso-ascii-font-family: 'Times New Roman'; mso-hansi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Dünya genelindeki gelişmelere paralel olarak ülkemizde de mahkemeler, giderek artan iş yükünü taşımakta zorlanır hâle gelmiştir. Artan çatışma kültürüne bağlı olarak dava sayılarının çoğalması, ülkelerin yargı sistemlerinde karar alma mekanizmalarının karmaşık ve yavaş işlemesi ile özellikle idarî yargıda idarenin uyuşmazlıkların çözümüne yeterince istekli olmaması gibi nedenler, bu sorunun derinleşmesine yol açmıştır. Bu çerçevede alternatif uyuşmazlık çözüm yolları, giderek genişleyen uygulama alanlarıyla adlî ve idarî yargıyı tamamlayan etkin çözüm yöntemleri olarak karşımıza çıkmaktadır. &lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0cm; text-align: justify; text-indent: 35.45pt; mso-layout-grid-align: none; text-autospace: none;"&gt;&lt;span lang="TR" style="font-size: 10.0pt; mso-ascii-font-family: 'Times New Roman'; mso-hansi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Çalışmada AUÇ yolları hakkında genel ve tarihsel bilginin yanı sıra bu yolların kullanılmasının bireyler ve yargı sistemi üzerindeki etkileri ile AUÇ yollarına başvurunun kimi uyuşmazlıklar için dava şartı haline getirilmesinin hak arama özgürlüğüne, özellikle adalete etkili erişim ve makul sürede yargılanma yönünden etkisi incelenmiştir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-03-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Gaziantep Fıstığının gastronomi kimliği oluşturmada kullanımına ilişkin nitel bir araştırma</title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89923</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=89923</guid>
      <author>Abdullah AkmazKübra Nur Sevim ,Metin Sürme </author>
      <description/>
      <pubDate>2026-03-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Çocuklukluk Çağı Travmalarının ve Bağlanma Stillerinin Psikopatoloji Üzerinde Yordayıcı Etkisi</title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=90031</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=90031</guid>
      <author>Elif Şahin</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt;"&gt;Bu araştırma çalışmasında, bireylerin çocukluk çağı travmaları ve bağlanma stilleri incelenmiş; bu değişkenlerin kişilik özellikleri ve psikiyatrik semptomlar üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemini İstanbul’da yaşayan 491 yetişkin oluşturmaktadır. Katılımcılara Sosyodemografik Bilgi Formu, Kısa Semptom Envanteri, Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (CTQ-33), İlişki Ölçekleri Anketi ve Coolidge Axis II Envanteri-Plus Türkçe Kısa Formu (CATI+ TR KF) uygulanmıştır. Araştırmada verilerinin çözümlenmesinde parametrik testler kullanılmıştır. İlişkisel analizler, psikopatolojik belirtilerin çocukluk çağı travmaları, güvensiz bağlanma stilleri ve birçok kişilik özelliği ile pozitif yönde ve anlamlı ilişkiler gösterdiğini ortaya koymuştur. Buna karşılık, güvenli bağlanma ve dışadönüklük ile psikopatolojik belirtiler arasında negatif yönlü ilişkiler saptanmıştır. Çocukluk çağı travmalarının; özellikle güvensiz bağlanma stillerinin ve borderline kişilik özelliği başta olmak üzere birçok kişilik özelliğiyle pozitif yönde ilişkili olduğu belirlenmiştir. Güvenli bağlanma çoğu kişilik özelliğiyle negatif yönde ilişkiler sergilerken, korkulu ve saplantılı bağlanma stillerinin hem kişilik özellikleri hem de psikopatolojik belirtilerle pozitif ilişkiler gösterdiği görülmüştür. Araştırmada gerçekleştirilen çoklu regresyon analizleri, çocukluk çağı travmaları ve bağlanma stillerinin kişilik özellikleri üzerinde anlamlı ve ayırt edici yordayıcı etkilere sahip olduğunu göstermiştir. Genel olarak bulgular, güvensiz bağlanma stillerinin birçok kişilik özelliği için güçlü ve tutarlı yordayıcılar olduğunu; çocukluk çağı travmaları arasında ise özellikle duygusal istismarın kişilik yapılanması üzerinde daha belirgin ve yaygın etkilere sahip olduğunu ortaya koymuştur. Elde edilen sonuçlar, erken dönem ilişkisel deneyimlerin ve bağlanma örüntülerinin kişilik özelliklerinin oluşumu ve sürdürülmesinde merkezi bir rol oynadığını; erken yaşantılar, bağlanma stilleri ve kişilik yapılanmasının ruhsal belirtilerle yakından ilişkili olduğunu göstermektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-03-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Hasta Bina Sendromu: İşletmelerde Kullanılabilecek Ölçek Geliştirme Çalışması </title>
      <link>https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=90316</link>
      <guid isPermaLink="true">https://journalofsocial.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=90316</guid>
      <author>Ömer Okan Fettahlıoğlu</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; tab-stops: 0cm 15.0cm; mso-layout-grid-align: none; text-autospace: none; margin: 6.0pt 0cm 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman',serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Bu çalışmada bireylerin kapalı çalışma ortamlarında maruz kaldıkları risk faktörlerini çok boyutlu bir yaklaşımla ele alan bir Hasta Bina Sendromu (HBS) ölçeği geliştirmek ve bu sayede literatüre katkı sağlamak amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında bütüncül bir kavramsallaştırma ile HBS süreci için bütünleşik bir model de geliştirilmiştir. Alan yazındaki incelemeler ışığında HBS’nin tek bir nedene indirgenemeyeceğini, bu nedenle de fiziksel, hijyenik ve psikososyal etmenlerin karşılıklı etkileşimi sonucu ortaya çıkan karmaşık bir yapı olduğu düşüncesi çalışmanın temel yapısını oluşturmuştur. &lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; tab-stops: 0cm 15.0cm; mso-layout-grid-align: none; text-autospace: none; margin: 6.0pt 0cm 6.0pt 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Times New Roman',serif; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Çalışmanın teorik dayanakları, çevresel yaklaşım teorisi, ergonomik yaklaşım teorisi, stres ve çevresel yük teorisi, psikososyal yaklaşım teorisi ile davranışsal ve algısal teori olmak üzere farklı teorik temellere dayandırılmıştır. Araştırma bulguları çerçevesinde tamamlanan çalışmada, HBS konusunda yararlanılabilecek, fiziksel, hijyenik ve psikososyal etmen boyutlarından oluşan 22 soru önermeleri bir ölçek elde edilmiştir. Bu bağlamda geliştirilen ölçeğin, söz konusu çok boyutlu yapıyı ölçebilecek bütüncül bir araç sunarak literatürdeki önemli bir boşluğu doldurması umut edilmektedir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;span style="font-size: 10.0pt; line-height: 115%; font-family: 'Times New Roman',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; color: black; mso-themecolor: text1; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Sonuç olarak, bu çalışmada Hasta Bina Sendromu’nun çok boyutlu doğasını yeniden tanımlayan ve ölçülebilir hale getiren bütüncül bir model önerilmiştir. Özellikle de hijyenik etmenlerin bağımsız bir boyut olarak ele alınması ve psikososyal faktörlerin modele entegre edilmesi, literatüre özgün ve kuramsal açıdan anlamlı katkılar sunacağı düşünülmektedir&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2026-03-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


