Sağlık hizmetlerinde verimliliği artırmak, hasta güvenliğini güçlendirmek ve maliyetleri optimize etmek amacıyla kullanılan Sağlık Bilgi Sistemleri (SBS), son yıllarda yapay zeka (YZ) ve ileri dijitalleşme teknolojilerinin itici gücüyle köklü bir dönüşüm geçirmiştir. Bu çalışmada, 2003–2025 dönemini kapsayan temel literatür ve güncel araştırmalar sistematik olarak gözden geçirilmiş; sistem entegrasyonu, yönetimsel verimlilik, klinik karar destek yetenekleri ile etik ve hukuki boyutlar, Türkiye'den ve uluslararası arenadan örnekler üzerinden karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Bulgular, tam entegre SBS yapılarının operasyonel hataları ve iş akışı kesintilerini önemli ölçüde azalttığını; derin öğrenme tabanlı algoritmaların ise özellikle radyolojik tanı ve ilaç keşfi gibi alanlarda insan performansını aşan doğruluk ve hız sergilediğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, HL7 FHIR gibi küresel birlikte çalışabilirlik standartlarının yaygın olarak benimsenmemesi, artan siber güvenlik tehditleri (özellikle fidye yazılımları), algoritmik önyargı riski ve "Çoklu Eller Problemi" (Problem of Many Hands) bağlamında ortaya çıkan sorumluluk belirsizlikleri, sürdürülebilir ve güvenilir bir dijital dönüşümün önündeki temel engeller olarak tespit edilmiştir. Çalışma, sağlık bilgi sistemlerinin pasif kayıt ve arşivleme araçlarından çıkarak stratejik karar destek ve yönetişim mekanizmalarına evrildiğini göstermektedir. Sonuç olarak, gelecekteki sağlık ekosisteminde başarı; teknolojik altyapının güçlendirilmesine, veri güvenliği ve mahremiyetinin KVKK ve GDPR gibi düzenlemeler çerçevesinde sağlanmasına ve sağlık profesyonellerinin dijital yetkinliklerinin sistematik olarak geliştirilmesine bağlıdır.
Health Information Systems (HIS), utilized to enhance efficiency, strengthen patient safety, and optimize costs in healthcare services, have undergone a profound transformation in recent years driven by artificial intelligence (AI) and advanced digitalization technologies. In this study, core literature and current research covering the period of 2003–2025 were systematically reviewed; systemic integration, managerial efficiency, clinical decision support capabilities, and ethical and legal dimensions were comparatively analyzed through examples from Türkiye and the international arena. The findings reveal that fully integrated HIS structures significantly reduce operational errors and workflow disruptions, while deep learning-based algorithms demonstrate accuracy and speed surpassing human performance, particularly in fields such as radiological diagnosis and drug discovery. However, the lack of widespread adoption of global interoperability standards such as HL7 FHIR, escalating cybersecurity threats (specifically ransomware), the risk of algorithmic bias, and liability ambiguities arising within the context of the “Problem of Many Hands” have been identified as primary obstacles to a sustainable and reliable digital transformation. The study demonstrates that health information systems have evolved from passive recording and archiving tools into strategic decision support and governance mechanisms. Consequently, success in the future healthcare ecosystem depends on strengthening technological infrastructure, ensuring data security and privacy within the framework of regulations such as KVKK (LPPD) and GDPR, and systematically developing the digital competencies of healthcare professionals.