İş hayatının getirdiği dinamik ve baskıcı unsurların çalışanların bilişsel kapasiteleri üzerinde ciddi bir yük oluşturduğu görülmektedir. Bu yükle başa çıkmada bireysel bir strateji olarak öne çıkan kendi kendine konuşma, bireyin kendi içsel diyaloglarını düzenleyerek davranışsal çıktılar üretmesini sağlayan dinamik bir mekanizmadır. Düşüncenin yapı taşlarından biri olan kendi kendine konuşma; sorun çözme, dikkat, odaklanma, planlama gibi yüksek bilişsel görev durumlarında ortaya çıkmakta ve sorunların çözümünü kolaylaştırabilmektedir. Ancak, psikoloji literatüründe geniş bir yer tutan bu kavramın, örgütsel davranış ve yönetim alanında hak ettiği yapısal ilgiyi henüz tam olarak görmediği saptanmıştır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, örgütsel bağlamda çalışanların kendi kendine konuşma davranışını özdüzenleme kuramı bağlamında değerlendirmek ve bu süreçlerin iş çıktıları ve iş performansı üzerine etkisine yönelik literatürü sistematik olarak incelemektir. Yönetim ve iş dünyası literatüründe kendi kendine konuşma kavramının nasıl ele alındığını ortaya koymayı amaçlayan bu çalışmada, önde gelen akademik veri tabanları (Web of Science, Scopus, EBSCO, Google Scholar) taranarak konuyla ilgili öne çıkan teorik ve ampirik araştırmalar özdüzenleme kuramı çerçevesinde incelenmiştir. Özdüzenleme kuramı bağlamında değerlendirildiğinde kendi kendine konuşmanın örgütlerde çalışanların yoğun iş talepleriyle başa çıkabilmelerini, performanslarını sürdürebilmelerini ve duygularını yönetebilmelerini sağlayan önemli bir bilişsel araç olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma, örgütsel bağlamda kendi kendine konuşmayı incelemek isteyen araştırmacılara kuramsal ve yöntemsel öneriler sunması bakımından literatürde önemli bir boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
The dynamic and stressful elements of professional life place a significant burden on employees' cognitive capacities. Self-talk, emerging as an individual strategy to cope with this burden, is a dynamic mechanism that enables individuals to regulate their internal dialogues and produce behavioral outcomes. As a building block of thought, self-talk occurs in situations involving high-level cognitive tasks such as problem-solving, attention, focus, and planning, and can facilitate problem-solving. However, it has been observed that this concept, which occupies a significant place in the psychology literature, has not yet received the structural attention it deserves in the field of organizational behavior and management. Accordingly, the aim of this study is to evaluate employees' self-talk behavior in an organizational context within the framework of self-regulation theory and to systematically examine the literature on the impact of these processes on work outcomes and job performance. This study, aiming to reveal how the concept of self-talk is addressed in the management and business literature, examines prominent theoretical and empirical research on the subject within the framework of self-regulation theory by reviewing leading academic databases (Web of Science, Scopus, EBSCO, Google Scholar). When evaluated within the context of self-regulation theory, it has been concluded that self-talk is an important cognitive tool that enables employees in organizations to cope with intense work demands, maintain their performance, and manage their emotions. This study aims to fill a significant gap in the literature by offering theoretical and methodological suggestions to researchers who wish to examine self-talk in an organizational context.